İçeriğe geç

Bilardo olimpik spor dalı mıdır ?

Bilardo Olimpik Spor Dalı Mıdır?

Kayseri’de bir sabah, kahvemi alıp kafamı toparlamaya çalışırken, gözüm birden odamdaki bilardo masasına takıldı. Masanın üstünde yıllardır yatan, göz ardı edilen toplar, bana bir şeyler söylüyordu. Çocukken, arkadaşlarımla sabah akşam oynadığımızda, bilardo masası, hayatımın bir parçasıydı. Ama şimdi, bu soruyu sormaya başladım: “Bilardo olimpik spor dalı mıdır?”

Bilardo Masasında Büyümek

Küçükken, Kayseri’nin o kalabalık sokaklarında arkadaşlarımla geçirdiğimiz zamanların en eğlencelisi bilardo masasında olurdu. Çoğu çocuk futbol, basketbol oynarken biz hep bilardo masasında toplanırdık. Toplar, biz çocuklar için daha fazlasını ifade ediyordu. Onlar sadece plastik yuvarlaklar değildi; her biri birer hayaldi. Bir gün, bu masada her bir topu deliklere sokarak, büyük bir turnuvada şampiyon olacağım diye hayal ederdim.

Ama bir gün, o masada kaybetmeye başladım. Her kaybedişimde, bir hayalim biraz daha siliniyor gibi geliyordu. Hayal kırıklıkları, yenilgiler, hiçbir zaman istediğim noktaya ulaşamamış olmak. Ama bir yandan da bilardo, bana bir şeyler öğretiyordu: Sabırlı olmayı, strateji geliştirmeyi, risk almayı…

O zamanlar, hep merak ederdim. Bu kadar çok uğraştığım bu oyun, neden olimpiyatlarda yer almıyor? Neden bu kadar kıymetli bir şey, dünyada tanınmış bir spor dalı olarak kabul edilmiyor? “Bilardo olimpik spor dalı mıdır?” sorusu, uzun yıllar kafamı kurcaladı.

Bir Gün, Bir Soruyla Tanışmak

Bir sabah, günlerce üzerine düşündüğüm bu soruyu bir arkadaşıma açtım. Onun cevabı, hayatımı birkaç saniyede değiştirdi. Gözleri parlayarak, “Bilardo olimpik spor dalı olmalı aslında,” dedi. Ben de aynı heyecanla, “Evet, olmalı! Neden olmasın ki?” dedim. Ama hemen ardından, o günkü sohbetin sonunda, gerçekleri öğrendim: Bilardo, maalesef henüz olimpik bir spor dalı değildi.

O an içimi bir hayal kırıklığı sardı. Yıllarca hayalini kurduğum, oynarken heyecanlandığım bu oyun, neden olimpiyatlarda yer almıyordu? Düşüncelerim adeta birbirine karıştı. Bilardo gibi bir oyun, nasıl olimpiyatlarda yer almazdı? Hem fiziksel hem de zihinsel anlamda müthiş bir zeka gerektiren, strateji ve teknik isteyen bu oyun, neden yeterince değerli görülmüyordu?

Hayal Kırıklığı ve Umut

Birçok kişi için bilardo, sadece bir eğlenceden ibaret olabilir. Ancak benim için bu, bir tutku, bir yaşam biçimiydi. O masada geçen her an, zamanın nasıl geçtiğini anlamazdım. Her toplar, farklı bir anıyı hatırlatır, her vuruş, bir başarıydı. Ama olimpiyatlara göz atınca, bilardonun bu kadar değerli olmasına rağmen yer almadığını görmek içimde bir boşluk bırakıyordu. Belki de daha çok insana ulaşabilmesi için daha fazla tanınması gerekiyordu.

Fakat bu hayal kırıklığı, bana aynı zamanda bir umut da verdi. Belki bir gün, bu spor dalı bir şekilde olimpiyat programına dahil olurdu. Kim bilir, belki de ilerleyen yıllarda, bilardo dünyasında daha fazla tanınır ve değer görürdü.

Şu an belki bilardo olimpik bir spor dalı değil, ama onun ruhu, kaybettiği hayalleri, duygularıyla birlikte her zaman var olmaya devam edecekti.

Sonuçta, Bilardo Olimpik Olmasa Da…

O günden sonra, bilardonun hala olimpik spor dalı olup olmadığına takılmamayı öğrendim. Çünkü bildiğim tek şey vardı: Bilardo, bana kaybetmenin, kazanmanın, sabırla ilerlemenin ve sonuna kadar mücadele etmenin ne demek olduğunu öğretmişti. Olimpiyatlar ne olursa olsun, o masada bir topun peşinden koşarken yaşadığım heyecanı, tutkuyu, hiçbir şeyin yerini tutamazdı.

Belki de önemli olan, bilardonun olimpiyatlarda yer alıp almaması değil, onun bana ve çevremdekilere kattığı değerdi. Ve belki de bir gün, o masada geçirdiğimiz saatler, bizim hayallerimizin, kaybettiğimiz zamanın ve kazandığımız anların bir parçası olarak hatırlanacak.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
vdcasino giriş