Bilecik Kaçıncı Büyük İl?
İzmir’de yaşıyorum, yani büyük şehirlerin kalabalığına, gürültüsüne, hayatın her köşesinden bir şeyler fışkırmasına alışmışım. Ama bir gün, arkadaşımın biri bana “Bilecik kaçıncı büyük il?” diye sormasa, belki de ömrüm boyunca bu soruyu düşünmeyecektim. Bu yazı da, işte o an başlayan bir serüvenin ürünü. Çünkü Bilecik’in büyüklüğü hakkında düşündükçe, aklıma takılan sorular, hayatın aslında ne kadar ilginç ve şaşırtıcı olabileceğini bana bir kez daha hatırlattı.
Bilecik Kaçıncı Büyük İl? Sorusu Başta Basit Gibi Görünebilir…
Arkadaşım bir gün, sabah kahvesini içerken “Bilecik kaçıncı büyük il?” diye sordu. Ben de hemen, “Hmmm, kolay bir soru!” diye düşündüm. “Bilecik, tabii ki… Hmmm… Kaçıncı büyük il acaba?” Başımı kaşıyarak, kendimi biraz bilgi yarışmasında gibi hissettim. Kafamda hemen bir liste yapmaya başladım: İstanbul, Ankara, İzmir… Ama Bilecik? Yani, ne bileyim, Bilecik bence biraz küçük bir yer. Hatta nedense o “büyük şehirler” listesinde gözümde hep geri planda kalan illerden biri gibi.
İçimdeki mühendis hemen devreye girdi: “Bilecik’in nüfusunu, yüzölçümünü, ekonomik katkılarını falan düşün. Matematiksel olarak hesapla!” Ama içimdeki insan, ona karşılık verdi: “Dostum, bazen kalpten, içgüdülerle de kararlar vermek gerekir. Kimse Bilecik’i büyük il olarak düşünmez, kabul et.”
Biraz da böyle çatışmalı bir ruh haliyle, cevabımı vermek üzereyken, iç sesim birden devreye girdi:
İç Ses: “Bir dakika… Neden Bilecik? Hangi il sıralamasına bakacağız?”
Ben: “Ya işte, bir şeyler düşündüm, bu kadar da değil ya!”
Bilecik: Küçük Ama Önemli
Bilecik kaçıncı büyük il sorusunu araştırmaya başladım ve karşıma oldukça ilginç bir şey çıktı: Bilecik, nüfus açısından Türkiye’nin 67. büyük ili. Yani, büyük değil. Tam tersi, küçücük bir il. Ama bu, Bilecik’in küçük olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Çünkü küçük iller, genellikle büyük illerin göz ardı ettiği, sakin, huzurlu ve genellikle unutulan yerlerdir. Hadi, biraz Bilecik’i keşfedelim.
Bilecik’in küçük ama özel bir yeri var. Osmangazi’nin, Osmanlı İmparatorluğu’nun kurucusunun doğduğu topraklar, hem tarihin hem de kültürün izlerini taşıyor. Bilecik, tam da bu yüzden aslında büyük bir il. Büyük olmasa da önemli bir il.
İç Ses: “Bilecik’in nüfusu küçük olabilir, ama unutma, tarihteki önemli yerlerden biri. Yani büyük illerin her zaman gözardı ettiği bir şehir ama bence, çok daha derin anlamlar taşıyor.”
Ben: “Vallahi doğru diyorsun… O zaman demek ki, Bilecik’in büyüklüğü de bir bakıma ruhsal! Nasıl bir metafor ama!”
Bilecik: Bir ‘Küçük’ Şehrin Büyük Kalbi
Bilecik’i düşündükçe, aslında birçok küçük şehri anımsıyorum. Küçük şehirler, genellikle insanlar için büyük şehirlerde bulamadığı o huzurlu, samimi yaşamı sunar. Bu da beni düşündürttü: “Bilecik küçük mü, büyük mü?” İşin ilginç yanı, büyük illerde yaşarken, bazen insanlar sadece trafikle, gürültüyle ve sürekli koşturmaca ile vakit geçiriyor. Ama Bilecik gibi daha küçük bir şehirde, insanlar daha çok “gerçek” zaman geçirebilirler. Yani, bir şekilde “büyük” olmasalar da, insan ilişkileri ve deneyim bakımından bence oldukça önemli bir şehir.
Bir diğer yandan, Bilecik’in küçük olmasına rağmen önemli olduğu bir başka konu da, sahip olduğu kültürel zenginlikler. Her yıl, bu ildeki yerel etkinlikler ve festivalizler, İzmir gibi büyük şehirlerin bile zaman zaman unuttuğu o samimi atmosferi sunuyor. Demek ki, Bilecik kaçıncı büyük il olduğu sorusu, sadece büyüklükle ilgili değil, ruhuyla da ilgili.
Sonuç Olarak: Bilecik Neden Bizi Aslında Hiç De Unutulmaması Gereken Bir İl?
Şimdi, “Bilecik kaçıncı büyük il?” sorusuna gelirsek, tam olarak şöyle diyebiliriz: Bilecik, nüfus ve büyüklük açısından Türkiye’nin 67. büyük ili olsa da, sahip olduğu kültürel zenginlik ve tarihi önemi ile asla geri planda kalmıyor. O yüzden küçük de olsa, aslında bu il, Türkiye’nin önemli şehirlerinden biri.
İçimdeki mühendis diyor ki: “Bilecik, büyük illerle karşılaştırıldığında nüfus anlamında küçük ama yine de kendi ölçeğinde önemli bir il. Ekonomik katkısı da var.” İçimdeki insan ise “Bilecik’in büyüklüğü ve önemi, aslında insanlara sunduğu değerlerle ölçülür. Küçük olmasının asıl anlamı, kalitesiz olduğu anlamına gelmez” diye düşünüyor.
O yüzden, Bilecik’i daha çok konuşmalıyız, sadece büyüklüğüne bakarak küçümsememeliyiz. Küçük şehirlerin bazen büyük şehirlerden çok daha fazla öğretecek şeyi olabilir.
Akıl mı, Kalp mi? Bilecik’te İkisinin Birleşimi
Sonuçta, Bilecik kaçıncı büyük il sorusunun cevabı önemli değil, önemli olan o küçük ili daha fazla konuşmak. Sonuçta, bazen küçük şehirler, büyük olmanın derin anlamlarını bizlere hatırlatıyor. Ama evet, İstanbul gibi dev bir şehirde, Bilecik’in adı bile geçmiyor olabilir. Ama ben diyorum ki: Bilecik, 67. sırada olsa da, aslında çok daha büyük bir yer!